Aralık 07, 2010

gözbebeğinden uzakta kalanlara


“Ne var yani, benim de özel güçlerim var. Mesela bazı insanları gözümde büyütebiliyorum.”
Aynı anda hem miyoba hem hipermetroba hem de astigmata sahip olduğumdan ötürü sanırım… Uzağımdaki insanı tanıyamadığım gibi yakınımdakini de çıkaramıyorum bazen.
Doktora gittim. Düzelsin bu durum, en azından lens takayım istedim. “Olmaz.”dedi. “Alerjin var riskli. Uyum sağlamalısın, gözlük senin en yakının artık, en azından bir süre daha…”
Uyum sağlamalıyım evet. Büyümesine, küçülmesine, kırık görmeye…  Bu bir özel güç aslında Murat Ziya Tekin in dediği gibi ve belki de benim tek özel güçlerimden biri.
Alışıyorum ben de artık. Görebildiklerimle hop hop zıplıyorum. Gözlüğümün camını sildiğim vakitlerde yeniden güzelleşiyorlar. Göremediklerimi ise gözümde büyütüyorum önce, bir de bakıyorum küçülüyorlar sonra. Kırık bir görüntü kalıyor aklımda. Hooopp abrakadabra.!..   
Özel güçlerin çokça rağbet gördüğü bu devirde benim gücüm biraz sönük kalıyor; ama olsun. Biraz da yaşanmışlık önem arz etsin bünyelerde. Geçen vakitlere bakıyorum da, ne olursa olsun boşa geçmiyor zaman insan evladıyla…  İlla ki bir şeyler kalıyor o dev cüsselerden geriye.
şünce kısmına gelince gözüm acıyor. Mutluluk vermiyor özel güçlere sahip olmak o vakit.  Göremediğime yanıyorum. Gözlerimin içine bakamayan gözleri izliyorum. Öylesine kırık bir duygu ki… Şair de diyor ya hani; “ gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır.” Gözümde büyüttüğüm yakınlıklardan acıyor gözlerim bu aralar, göze alamadıklarımı düşünsem gözlük bile faydasız…

13 yorum:

ysfaky dedi ki...

İnsanları gözünde büyütmek... Bana şunu söylediğini anımsıyorum: Duvarın varlığına o kadar inanmıştı ki, duvarın da bir gün yıkılacağını aklına getiremiyordu.

Duvar farklı bir biçimde yıkılmış ve her şey ortaya çıkmış, gördüklerin gözlerini kamaştırıyor, bu kadar ayan beyan oluşu belki de bu yazıyı sana yazdıran.

İlk cümle ve son paragrafı çok beğendim :)

beenmaya dedi ki...

sen kaçtın gözüme. o zamandan beri batıyorsun, diyordu dün de efsa...üzerine de seni okuyunca tam oldu :)))

Fuliyama dedi ki...

Dünyayı kendince görebilmek, bazen flu, bazen yamuk, bazen yakın bazen uzak...bence hayat bi perspeltif daha katıyor. Bir boyut daha sana kavuşuyor...çok güzel bir yazı...teşekkürler

ben. dedi ki...

yusuf- evet demiştim. 'dayanacak duvarın varlığına öyle kaptırmıştı ki kendini duvarında yıkılabileceği uzak bir ihtimaldi.' :)
beenmaya- insanları gözü hep benzer zamanlarda mı acır? evet :)
fuliyama- görmek her zaman huzur vermiyor, ne kadar zengin perspektif olursa olsun. teşekkürler yorumun için.

mavi pervane dedi ki...

01:
bir sınavı okumanın iki yolu vardır;

birincisi kağıda 100 tam puan verirsin ve öğrencinin hatalı cevapları ile notu kırarsın.

ikincisi de klasik yöntemdir.
öğrenciye sıfır puan verip
doğru yanıtlar ile notunu belirlersin

50 puan alan öğrenci için iki yöntemin de sakıncas yok.

sevgide,iletişimde,ilişkilerde karşındakini büyütüp 100 puanla başlarsan ve notu 85 e düşerse sorun yok.ancak notu 15 e düşerse bunu da mı yapamadı, bu da mı yanlış, ama hayal kırıklığı oluyor dersin...

diğer türlüsünde;
sevgide,iletişimde,ilişkilerde karşındakini sıfır bilip notu 15 olursa sorun yok,zaten beklenti doğrulusunda.Ancak notu 85 e çıkarsa tadından yenmez,aferimler eksilmez..

Bu nedenle büyütmek değil...belki küçültmek de değil..evet ne ise ne, değeri veren biraz sende uyananlar,biraz onun uyandırdıkları ve değerlerin dışı başka şeylerde vardır...

bir cümle müthiş bir cam vazoyu kırarken, bir cümle paslı hançer kalbe girerken dünyaları kişiye verir,cennette hisseder belkide...

illa bişey kalıyor, ne iyi demişsin bu cümleyi...
dur, yorumun devamı gelecek

iki tip öğretmen var

mavi pervane dedi ki...

02:
Bunca yıl yaşadım
Elime ne geçtiyse yitirdim
Biraz daha yaşayacağım
Yalnız bir şey biriktirdim

Bir bakış , bir görüş , bir duyu , bir düşünce
Belki aç kalacağım

Suçlanacağım ölünce
Biraz yazdım , artık hep yazacağım

Hüzünden baş alamadım
Görünce

demiş asaf...
aslında yakını görmüyorsan sorun yok,çünkü görmediğin için yakını bilmezsin..ta ki yakını görmediğini anladığında,görmeye başladığında...
aslında uzağı görmüyorsan sorun yok,nasılsa büyütebiliyorsun gözünde;ta ki uzağı görebildiğinde sıkıntı...

sanırım hayal kurmak ile ilgilihayal ile gerçeğin çatışması...

bişeyi,bildiğim şeyi,yine fark ettim,yorumlarken yazılanı yine farklı örnekler ile yeniden yazıyorum,bazı-doğrusu çoğu kez karşı çıkıyorum yazılan ne olursa olsun,huy bu...
akıllım görememek,astiğimat miyop hipermetrop olmak özel bir güç mü, aslında bunun özel bir güç olduğuna inandırman özel bir güç olabilir :)
dur,şunu dinle..03 te

mavi pervane dedi ki...

BAŞKA - KENDİLERİMİZ İLE KENDİ - BAŞKALARIMIZ
VE KENDİ - BAŞKALARIMIZ İLE BAŞKA - KENDİLEİRMİZ ARASINDAN
“Akıllı olduğunu düşünmeyecek kadar akıllı
Deli olduğu düşünülmeyecek kadar deli “ nin
niçindenliğini bilmediği sıkıntısı geçiyor
Uyanmak , bir akşam bir adamı yatağından kaldıracak .
Adamın gözleri adama uyanışı anlatacak .
Gözleri gel gel diyecek .
Doğrulmak adamı kucağına alacak .
Adımın birincisi ayağına sarılacak .
İkinci adım birincisinin içinden doğacak .
Adımlar ana – oğul babasız sıralanacak .
Adamın gözleri adama bak bak deyecek .
Pencere adamın gözlerini kuşatacak ,
Bakışlarını caddeye serecek
Görüşleri yayılacak .
Caddede insanlar gizlenecek.
Oda bu sırada işe karışacak ,
Adamı dışına çıkaracak .
Çıkmak öbür fiillere komutan çıkacak ,
Merdivenlere indir komutunu verecek .
Merdivenler onu bir kapıya iletecek .
Kapıya açıl komutu gelecek .
Kapı bu işi adama yaptıracak .
Evin içi dışına dönecek .
Burada adama karış komutu ulaşacak .
Adam saf saf yanaşacak ,
Bakmaya alışmak adama gördürecek .
Görmek adamı sürekli bunaltacak .
Adam gördükçe şaşıracak ,
Şaşırdıkça sürekli görecek .
Adam bilmek fiilini arayacak ,
Ama bulamayacak .
Adam geleni geçeni kendi sanacak .
Bu ne kadar çok kendim deyecek .
Hep başkalarını görecek .
Hani ben , nerede ben deyecek .
Anlamak isteyecek ---bir istemeseydi –
Anlamakla bunu istemek yan yana gelecek
Bir çağ bitecek , biri başlayacak .
Neden -, niçin -, nasıl ‘a yönelecek – ya yönelmeseydi –
Anlamak fiili – ister istemez – birden adama verilecek .
Adamın durumu belirecek , hızı gelişecek .
Ayarı insanca bozulacak .
Neleri anlamalı , neleri değil , ayıramayacak .
Başka – kendilerini görünce şaşıracak .
Kendi – başkalarını onlarla karıştıracak .
Önünden boyuna başkaları geçecek .
Önünden boyuna kendisi geçecek ,
Bu ne kadar çok ben deyecek .
Aralarında bir yabancı arayacak .
Kendinde bir yabancı arayacak .
Bu ne kadar çok yan yana ben deyecek .
Ben kendime nereden gireyim deyecek .
Ben kendimden nasıl çıktım deyecek ,
Ne zaman deyecek , niçin deyecek .
--- Deyecek de ne olacak –
Olan olacak olduğunca , olacağınca .
İş işten geçecek .
Adama bir yardımcı fiil birden düşecek .
Adam onu ilkin bir şey sanacak .
Onunla düşünmeye alışacak .
Düşünceleri onunla kör – topal gidecek .
Adam bundan şımaracak .
Dur şununla bir iş göreyim deyecek ,
Eline cebi değecek .
Adam ile tabancası birleşecek .
O anda bütün öbür fiiller ondan geri alınacak .
Adam ateş edecek .
Bütün fiiller ona geri verilecek ..
Adam birini vuracak ..
Adam kendini vuracak ..
Adam beni vuracak . Bilecek ..
Ler , siniz .
Perde burada inecek .
Perdenin önündekiler donup kalacak ..
Lar , siniz .
Perdenin arkasındakiler bekleyecek ..
Ler , siniz .
Bir ölü yerde uzanık yatacak .
Vuranı görenler vurulanı görmek isteyecek .
Tıklım tıklım insanlar eğilecek .
Kim baktıysa görecek .
Yerde kendisini görecek .
Hepsi başkayı umduğunda şaşıracak .
Dışlarına binlerce A çıkacak .
A ‘lar çelik teller gibi dolaşacak .
İçlerine birer nefes Hi dolacak
Yerde yatanda herkes kendini tanıyacak .
Bir perde aralanacak .
Vuran ortaya çıkacak .
Ortaya çıkanda herkes kendini tanıyacak .
Herkes kendini tanıyınca iş bitmeyecek ,
Başlayacak .
( 20 Şubat 1955 Pazar – 21 Şubat Pazartesi , saat 3.20)

Özdemir Asaf
ne çok görmek geçiyor...

beny dedi ki...

İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
gece değil istediğin hayli karanlık
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz
bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye?

görmek mutluluk vermez bazen. ve insan göremediğine seviniyorsa aldanıyor demektir. görememekte acıtır çünkü. kemirir içini. ve benim gibi astigmat, miyop ve hipermetrop olmak üzere istisnai bir duruma sahipse o insan evladı beceremez görmeyi de, yetinmez görememekle. yaşanılan evrende bin kişide 1 rastlanılan bir durum özel bir güç değil midir ;) inandıysan bence öyledir.

mavi pervane dedi ki...

"benim gibi astigmat, miyop ve hipermetrop olmak ..."
yazında mecazi anlamda kullandığını düşünmüştüm
ancak hem mecaz,
hem de fiziksel olarak
astigmatlık,miyopluk ve hipermetropluk varsa
asıl özel güç
binde bir olana sahip olmak değil
o binde bir kişide karşılaşılan durumla
görmen fark etmen gülümsemendir

şunu atladın,yaşı 40-50 yıl geçenlerde
hem miyop hem astigmat hem hipermetrop olur
yani yalnız değilsin,
binde bir yapan
belki yaşından kaynaklanan durum

uzak gözlüğü kullan,astigmat sorununu gideren
okuyacağın zaman yakın gözlüğü
evet tek bi lens ile çözülmüyor
yinede gözüne yüreğine sağlık
***
http://www.dailymotion.com/video/x95vqt_haydar-ergulen-sis-seslendiren-selc_music

mavi pervane dedi ki...

aslında şunu da eklemek istemiştim:
(usb klavye aldım)

İki şehri var gecenin,
biri gözümde tütüyor,
birinin dumanı
üstünde yağmur gibi çöken siste,
bana bu uykusuz şehri niye bıraktın, göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin....

gibi enterların yeri değişmeli,ama baktım bu şiiri birçok site yazdığın gibi veriyor.orjinalini merak ettim..

beny dedi ki...

mavi pervane- bence şiir böyle de güzel. orjinali var mı yoksa bu orjinal mi bilmiyorum, irdeleyeceğim ama. göz hastalıklarına gelince evet yaşı 50 yi geçen amca ve teyzelerde gözlerde bozulmaya başlıyor. benim durumumun farklı olması hepsinin tek gözde olması. bu binde birlik bir oran :)) kısmet artık. sis'i selçuk ustadan dinlemeyi de bir ayrı severim. teşekkür ettim.

mavi pervane dedi ki...

ben bugun ilk kez sisi selçuk yöntemden dinledim,bu nednle teşekkür etmesi gereken...aman ne teşkkürü,ğgereklilik olmamalı teşekkür;sağolasın :)

tek gözde bazı sağlık sorunları...peki diğer göz buna nasıl tepki veriyor,o keşkin net mi?gözlerine gönlün gibi bak

mavi pervane dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.